İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası skandal dolu sokak çağrısı ile halkı sokağa dökmeye çalışan CHP Genel Başkanı Özgür Özel şimdide yeni bir skandala daha imza atarak boykot çağrısı yaptı. Çağrıya ise tepkiler gecikmedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yerli sermayeyi hedef alan ve ticaret hayatını sabote etmeye yönelik bu sorumsuz linç girişimi, açıkça hukuka aykırıdır." ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez " dedi.
CHP Genel Başkanı Özür Özel, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası skandal dolu sokak çağrılarının ardından şimdi de gözünü yerli ve milli markalara çevirerek boykot çağrısı yaptı. Özel'in skandal çağrılarına tepki yağdı. Cumhuriyet Halk Partisinin bazı markaları hedef alan sistemli boykot çağrısının, ekonomik düzene yönelik organize bir karalama kampanyası olduğunu belirten Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Hukuk devletinde hiç kimse, markaları, şirketleri veya tüketicileri ideolojik çizgisine göre hizaya sokamaz. Kimse, kendi siyasi çıkarı uğruna, binlerce insanın emeğini tehdit edemez. Yerli sermayeyi hedef alan ve ticaret hayatını sabote etmeye yönelik bu sorumsuz linç girişimi, açıkça hukuka aykırıdır." İfadelerini kullandı.
ÖZEL AKIL TUTULMASINDAN BİRAN ÖNCE VAZGEÇMELİ
Boykot çağrılarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldığını hatırlatan Bakan Tunç, "Bir işletmenin itibarını zedeleyici, faaliyetini sekteye uğratıcı kasıtlı beyanların, iş ve çalışma hürriyetini tehdit eden her girişimin hukuki ve cezai sorumluluğu vardır. Bağımsız ve tarafsız yargı; esnafımızın, emekçimizin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Şahsi menfaatlerinin esiri olan ana muhalefet partisinin genel başkanı, yaşadığı akıl tutulmasından bir an önce dönmeli, milletimizi birbirine düşürecek ve kaos oluşturacak sorumsuz ve şuursuz çağrılarından vazgeçmelidir. Böylesine seviyesiz ve akıl dışı çağrılara milletimiz kesinlikle itibar etmeyecek, ülkemizi kutuplaştırmaya çalışanlara, ekonomimize zarar vermeyi amaçlayanlara, sokakları karıştırmak isteyenlere sağduyusuyla, birlik ve beraberliğiyle en güzel cevabı verecektir" dedi.
HUKUKSUZ BİR BOYKOT ÇAĞRISI
Bu boykot çağrısının, özellikle ekonomiye yönelik organize bir saldırı, bir karalama kampanyası ve bu ülkenin yerli ve milli markalarına yönelik linç girişimi olduğunu dile getiren Tunç, "Bu bizim hukuk düzenimizde kabul edilebilir bir durum değil" şeklinde konuştu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ise Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemeyeceğini vurguladı.
KİM, KİMİ BOYKOT EDECEK?
"Gençlerimizi kendi siyasi emelleri uğruna sokaklara çağırıp iç karışıklık çıkarmaya çalışanlar; halkımız arasında kin ve düşmanlık tohumlarını ekmeye uğraşanlar, 'işkence yapılıyor' diyerek ülkemize iftira atanlar, şimdi de 'boykot çağrısı' yapıyorlar" diyen İçişleri Bakanı Yerlikaya, "Ana muhalefetin fütursuz çağrılarını büyük bir keyifle izleyenlerin başında siyonist İsrail'in gelmesi, nasıl bir tezahürdür? Türkiye kendi ayaklarının üzerinde durdukça, dünya siyasetinde dik ve güçlü bir duruş sergiledikçe, bölgesinde olup bitene seyirci kalmadıkça, hem milletimizin hem de mazlumların hakkını korudukça, birileri yine aynı oyunları sahneye koymaya başladı. Şimdi de 'boykot'' diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek? Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? 'Demokratik hak' kalkanı gölgesinde istenen bu mu?" ifadelerini kullandı
BU ÇAĞRI EKONOMİMİZE YÖNELİK BİR SUİKASTTIR
Boykot çağrısı yapanların binlerce insanın ekmeği ile oynayacağına işaret eden Yerlikaya, "Unutulmasın ki bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır. Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir! Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz 'boykotla değil, üretimle büyürüz!' Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez. Parti içi kavgalarınıza ülkemizi alet etmeyin! İşçilerimizin, üreticilerimizin, çiftçilerimizin gücü; gençlerimizin enerjisiyle, 7'den 77'ye, alın terimizi akıtmaya, bir ve beraber olarak Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine doğru yürümeye devam edeceğiz." ifadelerine yer verdi.